•  
  •  
Son Dakika
16 Kasım 2018 Cuma

Öğretmenler neden önemlidir?

03 Kasım 2018 Cumartesi, 13:08
Öğretmenler neden önemlidir?

Bir dağ köyündeki gariban ilkokulda görev yapan, idealist insan, ilkokul öğretmenim rahmetli Fazlı Erhan’ın 40 yıl kadar önce bize anlattıkları hala bugün gibi aklımdadır. Kendisi o zor şartlarda elinden gazetesini hiç düşürmezdi. Ne zaman görsem bir kitap ile meşgul olurdu. Bizim dolu insan olmamız için yetişkinlerle konuşur gibi uzun uzun konuşurdu. Fazlı Hocam’da gördüğüm bu öğretmen profilini aradan geçen bunca yıl içinde başka bir ilkokul öğretmeninde pek göremedim.
Öğretmenlik mesleğini severek, aşk ile yapan, günün 12-16 saatini pedagojiyle, bilimle, edebiyatla, sanatla, üretimle hemhal olarak yaşayan öğretmenlerimiz arttıkça toplumumuzun kalitesi de geometrik olarak artacaktır.
Ortaokulda bizlere ışık olan Sayın Zeki Işık, Layık Ercan, Beyazıt Davut gibi öğretmenlerimi de hiçbir zaman unutamıyorum.
Meslek lisesinde, nitelikli bir teknik eleman olmamız için her türlü darlıkta çareler bulan rahmetli Muhittin Erküçük, Hamdi Ayyürek, Nevzat Soner, Mustafa Namdar, Basri Uçar, rahmetli Abdülkadir Bayındır gibi öğretmenlerimizi de saygıyla anıyorum.
1950’li yılından sonra elektronik alanında yaşanan hızlı gelişmeler dünyayı küçük bir köye çevirmiştir. Makineleşme, otomasyon, iletişim alanındaki sıçramalar tarım toplumundan endüstri toplumuna geçişe sebep olmuştur. Bugün oturduğumuz yerden tüm dünyaya mal satabiliyor ya da alabiliyoruz.
Elektronik, mekatronik, bilgisayar, makine, CNC, otomasyon, havacılık, otomotiv, modern tarım vb. gibi sektörler için çok donanımlı insanlar yetiştirirsek dünyanın 1. ligindeki ülkeler arasına daha hızlı gireceğiz.
Bugün ülkemizin ihraç ettiği malların kilogram fiyatı 1.2 dolar seviyesinde olup tatmin edici değildir. Almanya, Güney Kore gibi ülkelerin sattığı ürünlerin kilo fiyatı ise 4 dolar düzeyinde olup son derece yüksek kazanç getiricidir.
Osmanlı Devleti 1700’lü yıllardan itibaren bilime, teknolojiye, sanayiye, üretime, eğitime gereken önemi vermediği için ekonomik buhranlar içinde kıvrıla kıvrıla çökmüştür. Osmanlı’nın çöküşü ile ilgili belki 10 farklı tarihsel senaryo sıralanmaktadır. Ancak gerçek ekonomi tarihçileri 600 yıllık çınarın bilimden uzak tutumu yüzünden üretmez hale gelip yenildiğini ifade etmektedirler.
1923 yılında küllerinden tekrar dirilen Türk toplumu en üst sıraya eğitim meselesini koymuştur. Bu hedef 1945 yılından sonra ne yazık ki kırılmalara uğramıştır. Bizim geri kalmamızı isteyen Amerikan, İngiliz, Alman, Fransız uzmanlar hep yanlış reçeteler yazarak yanlış yolları önermişlerdir. Bu konularda Prof. Dr. Oktay Sinanoğlu’nun yazdıkları ve söyledikleri çok acıtıcı değerdedir.
Bugün Türkiye’nin sadece soğan, elma, domates, çöp kovası, çorap, çanak, çömlek, sandalye üreten bir ülke olarak ayakta kalması mümkün değildir. Çok kaliteli teknisyenler, projeci mühendisler yetiştirmek için yüksek nitelikli bireylerin öğretmen yapılması çok önem arz etmektedir. İyi öğretmen iyi toplum demektir…
Okumayan, yazmayan, projeden kaçan, sürekli tatil düşünen eğitimci kadrosuyla ileri gidemeyiz. Toplumun tüm bireylerine dokunan öğretmenlerin sürükleyici misyonunu daha çok öne çıkarması temennimdir.

Ali Özdemir

0505 220 83 85

www.aliozdemir.net

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz