•  
  •  
Son Dakika
26 Nisan 2019 Cuma

2 Nisan Otizmle Farkındalık Günü

02 Nisan 2019 Salı, 13:22

Çocuğum otizmli mi? Otizm nedir? Erken tanıda başarı oranı nedir? Her 54 çocuktan biri otizmli

PEKİ OTİZM NEDİR?

Otizm, doğuştan gelen, genetik altyapıya dayanan, karmaşık nöro – biyolojik tabanlı bir gelişim bozukluğudur. Başkalarıyla etkileşimde bulunmayı engelleyerek bireyin kendi iç dünyasıyla baş başa kalmasına yol açan otizm, genellikle 3 yaştan önce ortaya çıkarak çocukların sosyal iletişim, etkileşim ve davranışlarını olumsuz olarak etkiler.

Çocuğum Otizmli mi?

Bebeklik Dönemi

  • Az melodik babıldama dikkat çeker
  • İşitmiyormuş gibi davranabilirler.
  • Başkalarının farkında değilmiş gibidirler.
  • Göz teması kurmaktan kaçınırlar.
  • Bir grup bebekte uykusuzluk, huzursuzluk, uyku bozuklukları ve uyumsuz davranışlar gözlemlenir.
  • Bunlar genellikle huysuz olarak adlandırılan bebeklerdir.
  • Diğer bir grup bebekte ise pasiflik, sakinlik görülebilir. Bunlar bütün gününü yatakta geçiren bebeklerdir,  bakımları kolay olmasına ragmen çevreden ilgi beklememeleri, genel ilgisizlikleri dikkat çeker.
  • Duyusal olarak ilk yıllarda seslere kayıtsız kalabilir veya gürültüden, bizim duymadığımız seslerden rahatsız olabilir.
  • Donuk ve boş boş bakma görülebilir.
  • Ağrıya, acıya, üşümeye tepkisizlik dikkat çeker.
  • Başını, vücudunu sallama gibi tekrarlayan davranışlar görülebilir.
  • Düşük kas tonusu izlenebilir.
  • Daha az mimik kullanırlar.
  • 18-24. ayda başkalarının zor durumda olmasına çocuk cevap verir. Başkalarının duygularına yanıt verme düşük fonksiyonlu otistiklerde genel olarak yoktur, yüksek fonksiyonlularda ise görülebilmektedir.
  • 2. Yılda beceri kaybı görülebilir,  özellikle 15 ile 18. Ayda regresyon zirve yapabilir.

Otizmde Dil ve Konuşma Özellikleri

Aşağıda s›ralanan özellikler çocukta dil gelişiminin seyri açısından oldukça önemli öngörülerdir.

  • Bebeklik döneminde özellikle sessiz harflerle ses çıkartma
  • Babıldamanın varlığı
  • Sembolik oyun oynamanın varlığı
  • Jestlerin farklı ve sık kullanımı
  • İşaret etmenin varlığı
  • Anne ve babanın çocukla iletişim tarzı, yanıtlayıcılığı

Bunların dışında ses ve jest taklidi, zeka, özel eğitime başlama yaşı, özel eğitim süresi, epilepsinin

varlığı ve ekolalinin bulunma durumu yine konuşmada önemli etkenlerdendir.

Davranış Problemleri

  • Öfke nöbetleri ve bağırmalar
  • Çevresine zarar veren davranışlar
  • Tek tip vücut hareketleri

Tekrarlayıcı Davranışlar ve Obsesyon

  • Otizmli çocuklarda tuhaf tekrarlayıcı hareketler sıklıkla görülebilmektedir.
  • Parmaklarıyla devamlı tarzda fiske vurma, ellerini kanat gibi çırpma, ileri geri sallanma bir çocuğun
  • saatlerini alabilir.
  • Bir kısmı kollarını sağa sola sallar veya ayak parmak uçları üzerinde yürür, bazıları belli pozisyonlarda donakalabilir.
  • Otizmli bireyler belirli eylemleri defalarca tekrarlamaya eğilimlidirler. Otizmli çocuk saatlerce çubuk krakerleri bir çizgi üzerinde sıralamaya uğraşabilir.
  • Oyuncakları yan yana, çizgisel olarak dizme, objelere bu şekilde bakma, gözünün ucuyla bakma görülebilir.
  • Çoğu otizmli çocuk aynı gıdaları yemek, sürekli aynı yerde oturmak isteyebilirler.
  • Herhangi bir eşyanın yerinin değiştirilmesi, alışmış oldukları rutinin dışındaki değişiklikler, örneğin okula farklı bir yoldan gitmek gibi, onlarda belirgin huzursuzluklar yaratabilir.
  • Tekrarlayıcı davranış ve obsesyonlar çocuğun hayali oyun kurmasını da kısıtlamaktadır.

 Oyuncakla amacına uygun oynamak yerine oyuncağın küçük bir parçasına takılabilir veya uzun

bir süre ellerini sallayabilir, çevirebilir, koklayabilirler.

OTİZMLİ ÇOCUKLAR ÖZELDİR. OTİZMİN TEDAVİSİ ERKEN YAŞTA BAŞLAYAN ÖZEL EĞİTİMDİR.

Otizmin tedavisi için ilk önemli adım, erken teşhistir. Erken teşhis, otizmli çocuğun gerekli eğitim ve tedavileri alarak hayata katılması için ilk önemli adımdır.

Otizmin Görülme Sıklığı

Dünyada her 20 dakikada bir otizm tanısı konuluyor.

Otizmin erkek çocuklardaki yaygınlığı, kızlardan dört kat fazladır ve her erkek bebek doğumdan 54’te biri otizmli olarak dünyaya gelmektedir.

Bilimsel araştırmalar, erken tanı ve doğru bir eğitim yöntemi ile yoğun olarak eğitim alan çocukların yaklaşık yüzde 50’sinde otizmin belirtilerinin kontrol altına alınabildiğini, gelişim sağlanabildiğini, hatta bazı otizmli çocukların ergenlik yaşına geldiklerinde diğer arkadaşlarından farkı kalmadığını gösteriyor.

Kaynak: Çorlu Aktif Yaşam

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz
Araç çubuğuna atla